Vakar Helal Kibir Haram
İnsanı değerli kılan yalnızca konuşması değil, duruşudur da. Hayatta bazı insanlar vardır; sesi yükselmez ama bulunduğu ortamda saygı uyandırır. Çünkü onların taşıdığı şey kibir değil, vakardır. Vakar; insanın haddini bilmesi, kendini koruması ve karakterini ucuzlaştırmamasıdır. Kibir ise kişinin kendisini başkalarından üstün görmesi, insanları küçümsemesi ve kalbinde büyüttüğü benlik duygusudur.
Ne yazık ki günümüzde vakarlı olmak ile kibirli olmak sık sık karıştırılmaktadır. Sessiz duran, her ortama uyum sağlamak için karakterinden taviz vermeyen insanlar bazen yanlış anlaşılabilmektedir. Oysa gerçek vakar; tevazu ile birlikte yürür. İnsan, kendini yere düşürmeden mütevazı olabilir. Çünkü tevazu kendini değersiz görmek değil, kimseyi değersiz görmemektir.
Kibir ise insanın hem kalbini hem çevresini karartan bir hastalıktır. Tarih boyunca nice insanı makamı, bilgisi veya gücü kibire sürüklemiş; sonunda yalnızlaştırmıştır. Çünkü kibir insanı insanlardan uzaklaştırır. Vakarsa insana saygınlık kazandırır. Vakarlı insan bağırarak değil, ahlakıyla kendini gösterir.
Toplum olarak birbirimizi dış görünüşe, maddiyata veya makama göre değerlendirmek yerine insanlığımıza göre değerlendirmeyi öğrenmeliyiz. Unutulmamalıdır ki gerçek büyüklük, başkalarını küçük görmekte değil; insan kalabilmektedir. Vakar insana huzur, kibir ise yalnızlık getirir. Bu yüzden insan, duruşunu korurken kalbini de kibirden uzak tutmalıdır















