Veysel Karânî ve Anneye Vefa
Anne Hizmetinde Bir Ömür
Yemen civarında “Karn” adı verilen bir köyde yaşayan Veysel Karani Hazretleri, hayatını annesine adayan, gönlünü ise Allah ve Rasûlü’nün sevgisiyle dolduran büyük bir gönül sultanıdır. Geçimini çobanlık yaparak sağlayan bu mübarek zatın, hasta, âmâ ve ihtiyar annesinden başka kimsesi yoktu. O da bütün ömrünü annesine hizmet ederek geçirmiş, onun bir dediğini iki etmemiştir. Çünkü onun nazarında anne, sadece bir ebeveyn değil; cennete açılan rahmet kapısıydı.
Görmeden Sevilen Peygamber
Veysel Karani Hazretleri, Peygamber Efendimiz’in peygamber olduğunu duyduğunda, O’nu hiç görmeden iman etti. Kalbinde öyle büyük bir Peygamber sevgisi oluştu ki bu sevda her geçen gün arttı. Artık tek bir arzusu vardı: Sevgili Peygamberimizin mübarek yüzünü görmek… Bu hasret gönlünde kor gibi yanıyordu. Fakat bir yanda Peygamber sevgisi, diğer yanda ise kendisine muhtaç olan annesi vardı.
Anne Sözüne Sadakat
Bir gün gözyaşları içinde annesinden izin istedi. Annesi oğlunun bu derin arzusuna kayıtsız kalamadı; ancak bir şart koştu:
“Eğer Peygamber Efendimiz’i evde bulamazsan beklemeden geri döneceksin.”
Veysel Karani Hazretleri bu şartı kabul ederek uzun ve meşakkatli bir yolculuğa çıktı. Günlerce süren çöl yolculuğunun ardından Medine’ye ulaştı. Büyük bir heyecanla Efendimizin evine gitti. Ancak o sırada Hz. Muhammed seferdeydi.
Kalbi yanıyordu, gözleri doluyordu… Ama annesine verdiği sözü hatırladı. Beklemedi, geri döndü. İşte bu; anne rızasını her şeyin üstünde tutan teslimiyetin, sadakatin ve vefanın en güzel örneklerinden biriydi.
Kur’ân-ı Kerim’de Anne Hakkı
Yüce Rabbimiz, anne-babaya iyiliği emrederek şöyle buyurur:
“Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve ana-babaya iyilik etmenizi emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, onlara ‘öf’ bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.” (İsrâ Sûresi, 23)
Bir başka ayette ise annenin çektiği zahmete dikkat çekilir:
“Biz insana anne ve babasına iyi davranmasını tavsiye ettik. Annesi onu zorluk üstüne zorlukla taşımıştır…” (Lokmân Sûresi, 14)
Peygamberimizin Anneye Verdiği Değer
Hz. Muhammed Efendimiz (s.a.v.), anneye verilen değeri şu hadisiyle açıkça ifade etmiştir:
“Cennet annelerin ayakları altındadır.”
Yine bir sahâbî Peygamber Efendimiz’e:
“Ya Rasûlallah! En çok kime iyilik edeyim?” diye sorduğunda Efendimiz üç defa:
“Annene!”
buyurmuş, dördüncüde ise:
“Babana.”
diyerek annenin hakkının ne kadar büyük olduğunu ümmetine göstermiştir.
Bugüne Düşen Mesaj
Veysel Karani Hazretleri bu hakikati hayatıyla göstermiştir. Peygamber sevgisini kalbinin en derininde taşımasına rağmen, annesine verdiği sözü her şeyin üstünde tutmuş, onun rızasını kazanmayı en büyük vazife bilmiştir.
Bugün ise ne yazık ki birçok anne-baba yalnızlığa terk edilmekte, evlatlarının ilgisinden mahrum kalmaktadır. Huzurevlerinde evladının yolunu gözleyen nice anne vardır. Oysa bizlere düşen; onların kıymetini bilmek, gönüllerini hoş tutmak, hayır dualarını almak ve yaşlılıklarında yanlarında olmaktır. Çünkü anneye hizmet, sadece dünyevî bir görev değil; aynı zamanda ebedî saadetin anahtarıdır.
Veysel Karânî Hz. Anılacak
“Anneye Vefa, Peygambere Muhabbet” temasıyla düzenlenecek olan anma programı, 10 Mayıs 2026 tarihinde Siirt -Baykan Veysel Karani Beldesi bölgesinde gerçekleştirilecektir.
Programda Abdurrahman Önül ve Serdar Tuncer sahne alarak katılımcılara duygu dolu anlar yaşatacaktır.
Dua
Allah’ım…
Bizlere, Veysel Karani Hazretleri gibi annesine hürmet eden, ona hizmeti şeref bilen kullarından olmayı nasip eyle.
Kalplerimize Peygamber sevgisini, hayatımıza anne-baba rızasını hâkim kıl.
Hayatta olan annelerimize sağlık, huzur ve bereketli ömürler ihsan eyle. Ahirete irtihal eden annelerimize rahmet eyle.
Bizleri anne ve babasının duasını alan, onların gönlünü hoş tutan salih kullarından eyle.
Cümlemizi anne-babamızın rızasıyla cennetine kabul eyle…Âmin.
Haftaya görüşmek dileğiyle… Dua ile kalınız.
















