Siirt Haber / Siirt Pusula Haber
HV
11 ŞUBAT Çarşamba 02:06

Tarih Neden Hep Aynı İsimleri Hatırlar?

BEKİR ÖZDENİZ
BEKİR ÖZDENİZ
Giriş Tarihi : 05-02-2026 12:45

Tarih Neden Hep Aynı İsimleri Hatırlar?

Tarih kitaplarını açtığımızda karşımıza hep aynı isimler çıkar. Padişahlar, komutanlar, büyük liderler… Zaferler onların adıyla anılır, yenilgiler onların hanesine yazılır. Oysa tarihin gerçek yükünü taşıyanlar sadece  bu isimler değildir. İsmi bilinmeyen askerler, sessizce çalışan alimler, görünmeyen emekçiler ve arka planda kalan insanlar… Tarihin asıl mimarları çoğu zaman unutulan kahramanlardır.

Bir savaşın kazanılmasında sadece komutanın zekâsı mı etkilidir, yoksa cephede canını ortaya koyan binlerce askerin fedakârlığı mı? Bir medeniyetin yükselişinde sadece hükümdarın iradesi mi vardır, yoksa gecesini gündüzüne katan ilim adamlarının, öğretmenlerin, ustaların emeği mi? 

Osmanlı tarihini düşündüğümüzde Fatih Sultan Mehmet’i, Yavuz Sultan Selim’i, Kanuni Sultan Süleyman’ı biliriz. Ancak onların yanında çalışan, devletin çarkını döndüren kadıları, müderrisleri, mimarları, zanaatkârları ve sıradan askerleri cephe arkasında ki emekçi kadınları çoğu zaman tanımayız. Oysa bir devlet sadece büyük isimlerle değil, görünmeyen emeklerle ayakta durur.

Tarihte çoğu zaman görünür olanlar hatırlanır; sessizce fedakârlık yapanlar ise unutulur. Büyük unvanlar, parlak zaferler ve güçlü söylemler hafızalarda yer ederken, adsız kahramanlıklar arka planda kalır. 

Bugün kendimize şu soruyu sormak gerekiyor: Biz tarihte hatırlananlardan mı olmak istiyoruz, yoksa gerçekten değer üreten ama adı bilinmeyenlerden mi? 

Belki de asıl kahramanlık, isminin bilinmesinde değil; geride bırakılan izde saklıdır.

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Herkes Konuşuyor  Kimse Dinlemiyor Niyet Temizse Yol Bulunur mu? Karın Öğrettikleri Aklın Bittiği Yerde İnanç Başlar İyiliğe Engel Yok: Bir Hikâyenin İçinden Doğan Yeni Bir Yol Şehirlerin Kalbi Sivil Toplum  " İçimizdeki Küçük Tembel ” Sloganlarla Değil, Gerçek Adımlarla Eşitlik Aidiyetin Sesi Bir Hilal Doğdu Bir Çocuğun Gözünden Gazze Kalbin Dili Kötülüğün Gürültüsüne Karşı Özeleştiri Zamanı Osmanlı’dan Günümüze: Birlikte Yaşamanın Sırrı Kudüs’ün Kaderi: Osmanlı’dan İsrail’e Sabır ve İmtihan Kültürümüzün Sessiz Mirası: Dil ve Edebiyat Kervan Yolda Düzülür Hayallerin Umutla Dansı Sessizce Kalbe Sızan Toz: Riyâ Gerçek Dostluk: Samimiyet mi, Sıfat mı? Büyümek : Bir Çocuğun En Tatlı Yanılgısı  Kudüs: Üç Din, Bir Mücadele 15 Temmuz: Tarihin Seyrini Değiştiren Gece Unutulan Değerler: Mahalle Kültürü ve Komşuluk "Her An, Her Yerde İyilik" İyilik Pasif Kalmasın "Bir Ekran Kadar Yakın Bir İnsan Kadar Uzak" Filistin İçin Sustuklarımız: Vicdanın Sınırları Sınırsız İsteklerin Gölgesinde Sınırlı Bir Ömür VEFA NEREDE YAŞAR? Neden yazıyorsun? "Geçmişin Gölgesinde Kalmamak" "Stresten Uzak Huzura Yakın  "Dijital Dünyanın Tehlikesi: Dijital Faşizm "Filistine Umut: Yapabileceklerimiz"  "Peygamberimiz Ve Engelliler" Ne Verirsen Elinle O Gelir Seninle  "Dört Halife Işığında Müslüman" Bir Ses İnsanlık mı dedi ? Işık Hadisesi Etrafında Siirt Ve Kültürel Miras  "Sonbahara Doğru" Günümüz Salgını "İsraf" Hiçlik Makamı" Aidiyet ve Toplum Hayır Diyebilme Özgürlüğü İyilik Yap, İyilik Bul! Amalar ve Fakatlar Müjde Mi Vahamet Mi ?  "İbrahimce Sadık İsmailce İtaatkar" "Kur'ân'ı Okumak Ve Anlamak" "Dünün Hayalleri Bugünün Teknolojileri" İnsan değişken mi ? Hakimiyet insanda mı doğada mı? Hayatımızdaki sınırlar ve düzenler. Güç kalemde mi kılıçta mı?  Zaman mı, İnsan mı ? Samimiyet ve Samimi Niyet "Hayatımızda ki Tercihler" "Kanayan Yaramız  Kudüs" Gönüllülük Ve İnsanımız Bir Sinan Gerek Bir de Süleyman Ah Nerede O Eski Ramazanlar ?