Gönülden Gönüle Uzanan Bir Yolculuk: Umre İzlenimleri
Nezir obut|Medine
Umre ibadetini eda etmek amacıyla Batman’dan yola çıkan kafilemiz, tarifsiz bir heyecan ve derin bir manevî huzur içerisinde kutsal topraklara ulaşmanın sevincini yaşadı. Aylar öncesinden kalplerde filizlenen bu yolculuk; yalnızca bir seyahat değil, nefsin arınması, gönlün dirilmesi ve Allah’a yönelişin yeniden tazelenmesi anlamını taşıyordu.
Yolculuğumuz Medine Havalimanı’na inişimizle birlikte başladı. Kısa bir bekleyişin ardından, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) şehri olan Medine-i Münevvere’ye doğru yola koyulduk. “Allah Resûlü’nün misafiri olma” düşüncesi, daha şehre girmeden gönüllerimizi saran tarifsiz bir huzura dönüştü.
Medine-i Münevvere: Gönüllerin Sükûnet Bulduğu Şehir
Medine’ye varışımızın ardından otellerimize yerleştik. Kısa bir istirahatin ardından büyük bir özlemle Mescid-i Nebevî’ye yöneldik. İlk adımlarımızı bu mübarek mescide atarken kalplerimizde derin bir heyecan, gözlerimizde yaş, dudaklarımızda salât u selâm vardı.
Mescid-i Nebevî; yalnızca bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda İslam ahlakının, kardeşliğin ve rahmetin merkezidir. Burada kılınan her namaz, edilen her dua; Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) ile olan gönül bağımızı daha da kuvvetlendirmektedir.
Ravza-i Mutahhara: Cennet Bahçelerinden Bir Bahçe
Ziyaretimizin en duygu yüklü anlarından biri hiç şüphesiz Ravza-i Şerife ziyareti oldu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu mübarek mekân hakkında:
“Evimin ile minberimin arası, cennet bahçelerinden bir bahçedir.”
(Buhârî, Müslim)
buyurarak Ravza’nın kıymetini bizlere bildirmiştir.
Ravza’da kılınan iki rekât namaz, edilen dualar ve gönderilen salât u selâmlar; kelimelerle tarif edilemeyecek bir manevî iklime kapı aralamaktadır. İnsan burada dünyaya dair yüklerinden sıyrılarak yalnızca Rabbine yönelmenin huzurunu derinden hisseder. Dualarımızda ümmet-i Muhammed’i, mazlumları, hastaları, borçluları ve bizlerden dua talep eden tüm kardeşlerimizi unutmadık.
Cennetü’l Baki: Sadakatin ve Vefanın Sessiz Şahitliği
Medine ziyaretlerimizin bir diğer önemli durağı Cennetü’l Baki Kabristanı oldu. Ashab-ı kiramdan, Ehl-i Beyt’ten ve İslam tarihine yön veren nice mübarek şahsiyetin medfun bulunduğu bu mekân, fani dünyanın hakikatini bir kez daha idrak etmemize vesile oldu.
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) sık sık Baki Kabristanı’nı ziyaret eder, orada yatan müminler için dua ederdi. Bizler de bu sünneti ihya ederek kabir ehline dualar gönderdik. Cennetü’l Baki, sessizliğiyle insana çok şey anlatan, kalpleri tefekküre sevk eden müstesna bir mekândır.
Medine Ziyaret Yerleri ve İbretli Hatıralar
Medine’de ayrıca Uhud Şehitliği, Kuba Mescidi ve diğer ziyaret mekânlarını da ziyaret etme imkânı bulduk. Uhud’da Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) yaşadığı sıkıntıları ve ashab-ı kiramın fedakârlığını derin bir tefekkürle hatırladık. Kuba Mescidi’nde kılınan namazın faziletine dair müjdeyi hatırlayarak Rabbimize şükrettik.
Her ziyaret; sadece bir mekân tanıma değil, ibret alma, ders çıkarma ve iman tazeleme vesilesi oldu.
Dualar ve Temenniler
Bu mübarek beldelerde ellerini semaya açarak af ve mağfiret dileyen tüm kardeşlerimizin dualarının kabul olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz. Allah Teâlâ;
•hastalarımıza şifa,
•borçlularımıza eda,
•darda kalanlara ferahlık,
•gönlü mahzun olanlara sekinet ihsan eylesin.
Bizler de kutsal topraklarda, bizlerden dua talep eden tüm kardeşlerimiz için dualar ettik.
Rabbimiz; kutsal topraklara gelmeyi arzulayan tüm Müslüman kardeşlerimize bu büyük nimeti nasip eylesin, bizleri de tekrar tekrar bu mübarek beldelerde misafir eylesin. Yapmış olduğumuz umre ibadetimizi makbul ve mebrur, dualarımızı kabul buyursun.
Haftaya: Mekke ziyareti izlenimleri
Selam ve dua ile…