Lebbeyk Sadâlarıyla Mekke Günleri
Mekke Umre Ziyareti İzlenimleri
Nezir Obut – Mekke
Medine-i Münevvere’de geçirilen huzur dolu günlerin ardından, kalplerimizde tarifsiz bir heyecanla Mekke-i Mükerreme yolculuğuna çıktık. Allah Resûlü’nün (s.a.v.) ayak bastığı topraklardan ayrılmak kolay değildi; fakat Kâbe’ye kavuşma arzusu, bu ayrılığın hüznünü sabır ve ümitle yoğurdu.
İhramla Başlayan Yolculuk
Medine çıkışında Zülhüleyfe (Âb-ı Yâr-ı Ali) Mikat Mescidi’nde ihrama girdik. Umre için niyetler edildi, telbiyelerle dudaklar, dualarla gönüller dirildi.
“Lebbeyk Allahümme lebbeyk…” nidaları eşliğinde başlayan bu yolculuk, yaklaşık 450 kilometrelik ve 6 saat süren bir seyahatin ardından Mekke’ye ulaştı.
Mekke’ye Varış ve İlk Umre
Mekke’ye yaklaştıkça kalpler daha hızlı atmaya başladı. Şehirler arası yollar geniş ve düzenli olmakla birlikte, Kâbe çevresinde trafik oldukça yoğun yaşanmaktadır. Özellikle Cuma günleri sabah 09.00’dan sonra otobüs seferleri durmakta, Harem’e girişler ise Gazze bölgesi, Zemzem Oteli civarından kontrollü şekilde sağlanmaktadır.
Harem-i Şerif içerisinde devam eden genişletme ve düzenleme çalışmalarının büyük ölçüde tamamlandığı görülmekte, yapılan her düzenleme ümmetin daha rahat ibadet edebilmesi amacı taşımaktadır.
Otelimize yerleştikten sonra kısa bir istirahatin ardından, gece yarısından sonra Kâbe-i Muazzama’ya yöneldik. İlk görüş… İlk bakış… İlk gözyaşı…
Tavafımızı eda ettik, ardından tavaf namazımızı kıldık. Zemzem suyundan içerek şifa niyazında bulunduk. Daha sonra Safa Tepesi’ne çıkarak Safa ile Merve arasında yedi gidiş-gelişten oluşan sa‘yimizi tamamladık.
Saçlarımızı kestirip ihramdan çıktık. İhram yasaklarının kalkmasıyla birlikte, kalplerimizde derin bir huzur ve şükür duygusu hâkim oldu. Yapılan duaların ardından ilk gün umremizi tamamlamış olduk.
Mekke Ziyaretleri: Hatıralarla Yoğrulmuş Mukaddes Mekânlar
Mekke’de bulunduğumuz süre içerisinde, İslam tarihinin dönüm noktalarına şahitlik etmiş birçok mübarek mekânı ziyaret etme imkânı bulduk. Her bir ziyaret, Resûlullah’ın (s.a.v.) hayatından bir kesit, sahabenin fedakârlığından bir iz taşıyordu.
Sevr Mağarası, hicretin en kritik duraklarından biridir. Allah Resûlü (s.a.v.) ve Hz. Ebû Bekir (r.a.), müşriklerin takibinden korunmak için burada üç gün kalmış; örümcek ağı ve güvercin yuvası, ilahî korumanın sembolü olmuştur. Sevr, tevekkülün ve ilahî yardımın canlı bir nişanesidir.
Hira (Nur) Mağarası, vahyin başladığı mekândır. “Oku” emriyle insanlık tarihinin seyrini değiştiren ilk ayetler burada nazil olmuştur. Cebel-i Nur üzerinde bulunan bu mağara, tefekkürün, yalnızlığın ve Rabb’e yönelişin zirvesidir.
Arafat Dağı, haccın özü ve kalbidir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Veda Hutbesi’ni irad buyurduğu bu mübarek mekân, insanlık için eşitlik, kardeşlik ve adalet mesajlarının ilan edildiği yerdir. Arafat, tövbenin ve affın kapılarının sonuna kadar açıldığı bir rahmet iklimidir.
Müzdelife, Arafat’tan sonra ibadetle geçirilen gecenin mekânıdır. Burada vakfe yapılır, taşlar toplanır. Kalabalık içinde sükûneti, zorluk içinde sabrı öğretir.
Mina, Hz. İbrahim’in (a.s.) teslimiyetini ve şeytana karşı duruşunu hatırlatır. Şeytan taşlama, nefsin ve vesvesenin sembolik olarak reddedilişidir.
Cennetü’l-Muallâ, Mekke’nin en eski kabristanı olup, başta Hz. Hatice validemiz olmak üzere birçok sahabeye ev sahipliği yapmaktadır. Burada insan, dünyanın faniliğini ve ahiretin ebediliğini derinden hisseder.
Ebû Kubeys Dağı, Kâbe’ye en yakın dağlardan biri olup, rivayetlere göre Hacerü’l-Esved bir dönem burada muhafaza edilmiştir. Bu dağdan Kâbe’ye bakmak, Mekke’nin manevî merkezini kuşbakışı temaşa etmektir.
Umreler ve Mescit Ziyaretleri
Hafta içerisinde fırsat buldukça nafile tavaflar yaptık. Ayrıca;
Hudeybiye Umresi, Cü’râne Umresi ve Hazreti Âişe (Teneim) Mescidi Umresi için ihrama girilerek bu mübarek ibadetler eda edildi.
Ziyaret programımız kapsamında ayrıca Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) doğduğu ev, Sancak Camii, Şecere Camii gibi tarihî mekânlar ziyaret edildi.
Taif Ziyareti ve Sabır Hatırası
Taif’e gidilerek umre için niyet edildi. İbn Abbas Camii’nde iki rekât namaz kılındı. Taif, taşlanan bir peygamberin bedduadan vazgeçip ümmeti için dua ettiği yerdir. Sabır, merhamet ve affın ete kemiğe büründüğü bir beldedir.
Dualar ve Şükür
Bu mübarek beldelerde;
ülkemiz ve milletimiz için,
bizlerden dua talep eden tüm kardeşlerimiz için,
mazlumlar, hastalar ve darda olanlar için
samimiyetle dualar edildi.
Vakit namazlarını fırsat buldukça Kâbe’de kılmaya gayret ettik. Her secde, her rükû, kulun Rabbine olan muhtaçlığını yeniden hatırlattı.
Mekke’de geçirilen her an, kalbe kazınan bir hatıra, ruha dokunan bir ders oldu. Umre; sadece bir ziyaret değil, kulun kendine ve Rabbine dönüş yolculuğudur. Rabbimizden niyazımız; bu ibadetleri kabul buyurması, tekrarını nasip etmesi ve bu mukaddes beldelerin özlemini gönlümüzden eksik etmemesidir.
Allah kabul etsin.
Elhamdülillâh…