Kur’an’la Bereketlenen Yaz Mevsimi
Yaz mevsimi, çocuklarımız için sadece tatil günlerinden ibaret değildir. Aynı zamanda gönüllerin Kur’an’la buluştuğu, camilerin çocuk sesleriyle şenlendiği, iman ve ahlak tohumlarının filizlendiği bereketli bir eğitim mevsimidir.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da Diyanet İşleri Başkanlığı koordinesinde 6 Temmuz – 14 Ağustos 2026 tarihleri arasında düzenlenen Yaz Kur’an Kursları, milyonlarca çocuğumuza Kur’an-ı Kerim’i öğrenme, dinimizin temel esaslarını tanıma ve manevi değerlerle buluşma fırsatı sunuyor. Bugün camilerimizde yankılanan Kur’an sesleri, aslında yarınlarımızın umut dolu sesidir. Çünkü Kur’an’la büyüyen bir nesil; ahlakıyla, merhametiyle ve güzel karakteriyle toplumun en sağlam teminatıdır.
Bu yıl kurslarımız, öğrencilerin yaş gruplarına göre özel olarak hazırlanan üç ayrı programla yürütülecek:
• 4-6 yaş grubu için oyun ve etkinlik temelli din eğitimi,
• İlkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik temel dinî bilgiler, sure ve dua öğretimi,
• 14-22 yaş arası gençlere yönelik daha derinlikli ilmihal ve ahlaki gelişim içerikleriyle donatılmış eğitim programları…
Çocuklarımız Bizim En Büyük Emanetimiz ve İmtihanımızdır
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır :
“Bilin ki mallarınız ve çocuklarınız birer imtihandan ibarettir. Katında büyük mükâfat olan ise ancak Allah’tır.” (Enfâl, 8/28)
Çocuklarımızı Kur’an’la tanıştırmak, onlara manevi bir istikamet kazandırmak, bir anne-babanın dünyadaki en büyük sorumluluklarından biridir. Zira çocuğun eğitimi, zorluğu kadar kıymetli, meşakkati kadar şerefli bir iştir. Sonuçta ebeveyn, alnını ak edecek bir evlat yetiştirmenin huzurunu yaşar ve onunla Adn Cennetleri’nde beraber olma umudunu taşır:
“Adn Cennetleri’ne girerler; atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlar da onlarla beraber oraya girer.” (Ra’d, 13/23)
Peygamberimizin Eğitim Anlayışı: Sevgi, Hikmet ve Güven
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), çocuklara dinî eğitim verirken şefkatle, hikmetle ve sabırla yaklaşmıştır. On üç yaşına kadar onun yanında kalan Abdullah b. Abbas’ın şu rivayeti, onun eğitim anlayışını en güzel şekilde ortaya koymaktadır:
“Bir gün devesinin arkasında birlikteyken bana şöyle buyurdu: ‘Abdullah! Allah’ın emir ve yasaklarına dikkat et ki, Allah da seni gözetsin… Bir şey istediğinde Allah’tan iste, yardım dilediğinde Allah’tan dile…’”
Bu örnek bize gösteriyor ki çocuklara dinî eğitim vermek, sadece bilgi aktarmak değil; onların gönül dünyasına sevgiyle, güvenle ve güzel örneklikle dokunmaktır.
Bir Hafızın Annesi: Kalpten Öğrenilen Kur’an
Zamanın birinde yaşlı bir kadın, camide Kur’an okuyan çocukları seyrederken gözyaşlarına boğulur. Yanına gelen imamın neden ağladığını sorması üzerine şöyle der:
“Gençliğimde çok istemiştim Kur’an öğrenmeyi, ama nasip olmadı. Şimdi torunumu her sabah camiye getiriyorum. Belki bana nasip olmadı ama onunla cennete ulaşırım.”
İmam tebessüm ederek şöyle cevap verir:
“Evladını Allah yoluna yönlendiren her anne-baba, onun okuduğu her harften, ettiği her duadan ve yaptığı her secdeden nasibini alır.”
Kadın gözyaşlarını siler ve şu anlamlı cümleyi söyler:
“Demek ki ben de bugün Kur’an öğreniyorum; sadece dille değil, kalple…”
Bu kıssa bizlere gösteriyor ki bir çocuğu Kur’an’la buluşturmak, sadece onun değil, bütün bir ailenin ebedî saadetine vesile olabilir.
Kur’an’la Büyüyen Nesiller, Güçlü Bir Geleceğin Teminatıdır
Çocuklarımızın kalplerine Kur’an sevgisini yerleştirmek, onlara bırakacağımız en büyük mirastır. Çünkü Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir miras bırakamaz.” (Tirmizî, Birr, 33)
Kur’an-ı Kerim okumakla birlikte . O; yaşanacak, anlaşılacak ve hayatın her alanına taşınacak ilahî bir rehberdir.
Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır :
“Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli açık infak edenler, asla zarara uğramayacak bir kazanç umarlar.” (Fâtır, 29-30)
Kur’an’a Hizmet Eden Anne-Babaların Mükâfatı
Bir evladı Kur’an’la yetiştirmenin mükâfatı sadece dünyayla sınırlı değildir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle müjdelemektedir:
“Kur’an öğrenen ve onunla amel eden kimsenin anne ve babasına kıyamet günü nurdan bir taç giydirilir.” (Hâkim, el-Müstedrek)
Ne büyük bir müjde… Evladının Kur’an öğrenmesi için gayret eden her anne-baba, aslında kendi ahiretini de güzelleştirmektedir.
Dua
Allah’ım!
Bizleri Kur’an’a dost, Kur’an’a sadık kullarından eyle.
Evlatlarımıza Kur’an’ı sevdir, kalplerini nurunla donat.
Onları ilminle süsle, edebinle güzelleştir.
Hocalarımıza sağlık, gayret ve mükafaat ver.
Anne-babalara bu gayretlerinin mükâfatı olarak cennetini nasip eyle.
Her bir evladımızı, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sancağı altında toplanan, Kur’an ile aydınlanan salih nesillerden eyle.
Âmin.
Haftaya görüşmek dileğiyle… Dua ile kalınız