Sabat'tan Geçen Lezzet

Dr. Serkan GÜN

27-10-2026 19:59

Sabat'tan Geçen Lezzet

Siirt'in eski sokaklarında
 yürüyen herkes, iki evi birbirine bağlayan, altından yolun geçtiği o serin geçitleri bilir. Sabat, yaz sıcağında gölge, kış ayazında sığınak olurdu; komşuyu komşuya, sokağı sokağa bağlardı. Geçtiğimiz hafta Olgunlaşma Enstitüsü'nün öncülüğünde açılan Sabat Siirt Mutfağı'nın bu adı taşıması bu yüzden yerinde bir tercih. Çünkü bir şehrin mutfağı da tam olarak budur: dünü bugüne, evi sokağa, yerliyi misafire bağlayan bir geçit.

Gastronomi alanında sıkça dile getirilen bir gerçek var: tarifler kitaplarda değil, sofralarda yaşar. Bir yemeği korumanın en sağlam yolu, onu düzenli olarak pişirilen, satın alınan ve konuşulan bir deneyime dönüştürmektir. Perde pilavını, içli köftesini, pırtikesini yalnızca bayramdan bayrama hatırlayan bir şehir, o lezzetleri yavaş yavaş kaybetmeye mahkûmdur. Sabat'ın yaşayan bir müze gibi kurgulanması ve Siirtli kadınların emeğini istihdamla buluşturması bu açıdan değerli. Mutfağın asıl taşıyıcısı olan kadınların birikimi ilk kez bu denli görünür bir vitrine çıkıyor.

Turizm açısından da tablo umut verici. Siirt'e gelen ziyaretçi bugüne kadar yöresel yemeği ya bir ev davetinde ya da şansına kalmış bir lokantada tadabiliyordu. Artık şehrin içinde, kültürün sergilendiği bir mekânda bu deneyimi yaşayabilecek. Basım aşamasındaki Siirt Mutfağı kitabı ve müjdelenen gastronomi şöleniyle birlikte düşünüldüğünde, kentin kendini mutfağı üzerinden anlatma iradesinin güçlendiği açıkça görülüyor.

Ancak bir eksikliğin altını çizmeden geçmek doğru olmaz. Siirt Üniversitesi bünyesinde gastronomi ve mutfak sanatları eğitimi veren bir bölüm, bu alanda akademik çalışma yürüten öğretim elemanları ve geleceğin şeflerini yetiştirmeye çalışan öğrenciler var. Böylesine kapsamlı bir girişimin hazırlık sürecinde bu birikime başvurulmaması, açılışta bölümden kimsenin yer almaması üzüntü verici. Standart tarif oluşturma, menü tasarımı, gıda güvenliği, hikâye anlatımı ve tanıtım gibi konular tam da akademinin katkı sunabileceği alanlardır. Üniversite ile kentin aynı hedefe farklı kapılardan yürümesi, ortak bir sabatın altında buluşamaması kaynak israfından başka bir şey değildir.

Bu satırlar bir sitem değil, bir davet olarak okunmalı. Önümüzdeki gastronomi şöleni ve kitap çalışması, üniversiteyi sürecin doğal paydaşı hâline getirmek için iyi bir fırsat. Öğrencilerin Sabat mutfağında staj yapması, akademisyenlerin tariflerin belgelenmesine katkı vermesi, bölüm etkinliklerinin bu mekânla buluşması kolayca hayata geçirilebilecek adımlardır.

Siirt mutfağı tek bir kurumun değil, hepimizin ortak mirası. Sabat'ın asıl anlamına yaraşır biçimde, o geçidin altından hep birlikte geçebilmeyi diliyorum

DİĞER YAZILARI Denizi Olmayan Şehrin Balığı 01-01-1970 03:00 Siirt'in Tescilli Lezzetleri Mutfaktan Çıkmalı 01-01-1970 03:00 Perdeye Düşen Şehir 01-01-1970 03:00 Raylar İki Yöne Uzanır 01-01-1970 03:00 Sofradan Sınıfa: Yeni Akademik Yılda Gastronomi Eğitiminin Siirt'e Kattığı Değer 01-01-1970 03:00 Ağacın Gölgesinde Bir Sezon: Fıstık Hasadı ve Siirt'in Ekoturizm Fırsatı 01-01-1970 03:00 Destinasyon Yönetiminde Kurumsal Boşluk: Siirt Örneği 01-01-1970 03:00 Tescil Ettik, Peki Sahip Çıkabildik mi? Lezzetin Diplomasisi Üzerine 01-01-1970 03:00 Tandırın Gölgesinde Bir Ağustos 01-01-1970 03:00 Termometreler Yükselirken: Siirt’in Yaz Sıcağında Beslenme Dinamikleri 01-01-1970 03:00 Kurbanın Dumanı Tüterken: Bayram Sofralarının Kaybolan Ruhu 01-01-1970 03:00 Sıfır Atıkla Pişen Gelenek: Siirt Mutfağının Ekolojik Ayak İzi 01-01-1970 03:00 Bu Sofranın Eksiği Yok, Sesi Eksik 01-01-1970 03:00 Siirt’in Kavurucu Sıcağında Sağlıklı Kalmak: Sofradan Suya Uzanan Bir Yaz Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Türk Mutfağı Haftası: Bir Tabaktan Daha Fazlası 01-01-1970 03:00 Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü: İl'in Ekonomisine ve Kültürüne Değer Katan Bir Eğitim Alanı 01-01-1970 03:00 Siirt: Saklı Kalmış Bir Hazinenin Hikâyesi: 01-01-1970 03:00 Bayram Sofralarına Hafif Bir Merhaba: Ramazan Sonrası Beslenme Notları 01-01-1970 03:00