HÜDA PAR İktisat Başkanı Gültekin: Faizsiz Türkiye sürecini başlatalım
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve İktisat Başkanı Mehmet Şah Gültekin, faiz merkezli ekonomik sistemin üretimi ve emeği olumsuz etkilediğini belirterek, “Üretmeyen kazanıyor, üreten kaybediyor” dedi.
Artan hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı ve borç yükü vatandaşın gündemindeki yerini korurken HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve İktisat Başkanı Mehmet Şah Gültekin, ekonomik sorunların temelinde gördüğü faiz merkezli sisteme dikkat çekti. Faize ayrılan bütçe kaynaklarından kredi kartı borçlarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Gültekin, “Üretmeyen kazanıyor, üreten kaybediyor” diyerek üretimi, ortaklığı ve adil paylaşımı esas alan bir ekonomik düzen için faizsiz Türkiye sürecinin başlatılmasını istedi.
Gültekin, “Biliyorsunuz, adına Terörsüz Türkiye süreci denilen bir çerçeve yasa geçenlerde Meclis'te oylandı. Ve bu yasa 467 oyla, çok yüksek bir iradeyle kabul edildi. Biz de buradan şu çağrıda bulunmak istedik. Nasıl ki terörü bu topraklardan silecek bir yasa 467 oy gibi yüksek bir oyla, güçlü bir iradeyle çıktıysa, gelin vatandaşımızın, işçimizin, çalışanlarımızın, emeklinin, memurun emeğini sömüren bu faizi de ortadan kaldıracak bir faizsiz Türkiye süreci başlatalım çağrısında bulunduk.” dedi.
“Bu çağrımız bir slogan değil, bir yön tayinidir”
Faizsiz Türkiye çağrısının yalnızca bir slogan olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Gültekin, ekonominin faiz merkezli yapıdan çıkarılarak üretim, ortaklık ve adil paylaşım esasına dayalı bir düzene geçilmesi gerektiğini söyledi.
Gültekin, “Tabii faizsiz Türkiye çağrısı aslında bakıldığı zaman bir slogan gibi gelebilir. Ama bu çağrımız bir slogan değil, bir yön tayinidir. Bugün ekonomimiz faiz merkezli bir düzene dayanıyor. Para üretimden, emekten değil, paradan kazanılıyor. Biz bu çarkın tersine dönmesini istiyoruz. Çağrımızın özü şu: Ekonomiyi faiz merkezli yapıdan çıkarmak ve üretimi, ortaklığı, adil paylaşımı esas alan bir düzene adım adım geçmek istiyoruz. Bunu bir gecede yapın demiyoruz bakın. 467 oyla güçlü bir iradeyi Meclis'te kabul ettirdiysek, gelin bu iradeyi de ortaya koyalım. Bu bir süreçtir, bu süreci de başlatalım diyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu düzende sermaye üretimle kazanacak, risk paylaşılacak, emek ise değer kazanacak. Bakın, bunu ısrarla uzun yıllardır söylüyoruz. Gelin bu faizsiz Türkiye sürecini başlatarak ortaya çıkaralım.” ifadelerini kullandı.
“2027 yılı için faize 3 trilyon 975 milyar lira ayrılmış”
Bütçeden faize ayrılan tutarlara dikkat çeken Gültekin, 2025, 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin rakamları paylaşarak faiz giderlerinin bütçe içindeki payını değerlendirdi.
Gültekin, “İsterseniz bunu resmî rakamlarla konuşalım. 2025'te bütçeden faize 2 trilyon 54 milyar lira ödendi. Bu, toplanan vergilerin yüzde 18,6'sı demek oluyor. Yine bu yıl için, 2026 için bütçeden faize 2 trilyon 741 milyar lira ayrıldı. Şu anda geçtiğimiz 10 ayda 2 trilyon gibi bir değer faiz lobisine, tefecilere aktı gitti. Bakın, buranın özellikle altını çizerek söylüyorum. 2027 yılı bütçesi şu anda Meclis'te görüşülüyor. Faize 3 trilyon 975 milyar lira ayrılmış. Toplam bütçe açığının tamamı diyelim faize ayrılmış durumda. Yani bu şu demek aslında: Toplanacak her 100 liralık verginin 20 lirası doğrudan faize gidecek. Yani 100 liranın 20 lirası doğrudan faiz lobisine, tefecilere akacak para. Bakın, 2027 yılı için faize ayırmayı düşündükleri parayı yüzde 45 artırdılar. Millî eğitimin bütçesi yüzde 26 arttı. Sağlık bütçesi yüzde 33 arttı. Altını çizerek söylüyorum: Son 5 yılda bütçe 9 kat büyüdü ama faiz giderleri 13 kat büyüdü. Yani bütçeden olağanüstü daha fazla bir faiz büyümesi var. Daha çarpıcı bir şey söyleyeyim size. 2021'den 2025'e kadar, yani 5 yıllık süreçte faize ödenen toplam para, 2027 yılında ödenmesi düşünülen paranın eşdeğeri …




















