Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Tuğba Mermer Aydın’dan 17 Nisan Dünya Hemofili Günü Mesajı
17 Nisan Dünya Hemofili Günü kapsamında, hemofili hastalığına yönelik farkındalığın artırılması ve toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla açıklama yapıldı. Genetik geçişli bir kanama bozukluğu olan hemofili; kanın pıhtılaşmasını sağlayan faktörlerin eksikliği ya da işlev bozukluğu nedeniyle ortaya çıkmakta olup, tedavi edilmediği durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Erken tanı ve düzenli tedavi ile kontrol altına alınabilen bu hastalıkta, özellikle bireylerin belirtiler konusunda bilinçli olması ve zamanında sağlık kuruluşlarına başvurması büyük önem taşımaktadır. Hemofili hastalarının uygun tedavi ve takip ile sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürebileceği ifade edilmektedir.
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Tuğba Mermer Aydın’ın konuya ilişkin açıklamaları ise şöyle:
Hemofili; kanın pıhtılaşma sürecinde görev alan faktörlerin eksikliği, yokluğu veya işlev bozukluğu sonucu ortaya çıkan, genetik geçişli bir hastalıktır. En sık Hemofili A (Faktör VIII eksikliği) ve Hemofili B (Faktör IX eksikliği) olarak görülür.
? Belirtiler Nelerdir?
Uzun süren kanamalar, kolay morarma, eklem ve kas içi kanamalar,
özellikle cerrahi işlemler veya sünnet sonrası kanamanın durmaması,
kadınlarda uzun ve yoğun adet kanamaları,
sık burun ve diş eti kanamaları hastalığın en sık görülen bulgularıdır.
? Tanı Nasıl Konur?
Kanama öyküsü olan bireylerde yapılan kan testleri ile pıhtılaşma faktör düzeylerinin ölçülmesiyle tanı konur.
? Tedavi Mümkün mü?
Günümüzde eksik olan pıhtılaşma faktörünün yerine konmasıyla hastalar sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürebilmektedir.
? Erken tanı ve düzenli takip ile hemofili kontrol altına alınabilir.
Şüpheli kanama öyküsü olan erişkin bireylerin Dahiliye veya Hematoloji polikliniklerine başvurması önerilir.
SİİRT PUSULA HABER















