Siirt Haber / Siirt Pusula Haber
HV
05 ŞUBAT Perşembe 01:08

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şah Gültekin ; Türkiye ekonomisine bugün sadece makro göstergelerle bakmak, gerçeğin büyük kısmını ıskalamaktır.

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şah Gültekin ; Türkiye ekonomisine bugün sadece makro göstergelerle bakmak, gerçeğin büyük kısmını ıskalamaktır

GENEL
Giriş Tarihi : 01-02-2026 19:07
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şah Gültekin ; Türkiye ekonomisine bugün sadece makro göstergelerle bakmak, gerçeğin büyük kısmını ıskalamaktır.

Mehmet Şah Gültekin
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı – İktisat Başkanı

Türkiye ekonomisine bugün sadece makro göstergelerle bakmak, gerçeğin büyük kısmını ıskalamaktır.

2026 yılı Ocak ayına ait saha verileri şunu açıkça gösteriyor: Gelirlerdeki artış, hanehalkının alım gücünü korumaya yetmiyor. Çünkü sorun artık “ne kadar kazandığımız” değil, “kazandığımızla neyi karşılayabildiğimizdir”.

Gelir artıyor, geçim zorlaşıyor

Araştırmalara göre hanehalkı bütçesinin yaklaşık yüzde 75’i yalnızca barınma ve gıdaya gidiyor. Bu tablo, orta sınıfın fiilen tasfiye olduğu; isteğe bağlı harcamaların, tasarrufun ve sosyal yaşamın lüks haline geldiği bir yapıya işaret ediyor. Ekonomi büyürken toplum daralıyor.

Enflasyon mutfakta hissediliyor

Vatandaşların yüzde 70’i temel gıda harcamalarında ciddi zorlanma yaşıyor. Bu durum, asgari ücret artışlarının veya maaş zamlarının mutfağa yansımadığını; gıda enflasyonunun, resmi verilerin çok üzerinde hissedildiğini gösteriyor.

Açıklanan enflasyon ile yaşanan enflasyon arasındaki makas artık bir istatistik meselesi değil, bir adalet sorunudur.

Borçlanma bir tercih değil, zorunluluk

Borçlanma cephesinde tablo daha da çarpıcıdır. Hanehalkının yüzde 75’i borç ihtiyacının arttığını söylüyor. Kredi kartları bir ödeme aracı olmaktan çıkmış, fiilen ikinci bir maaşa dönüşmüştür. Faize rağmen borçlanma artıyorsa, bu tercihten değil, çaresizlikten kaynaklanmaktadır.

Tasarruf lüks, güvensizlik kalıcı

Tasarruf edebilen kesim yüzde 5–8 bandına sıkışmış durumdadır. Bu oran, toplumun büyük bölümünün en küçük şoka karşı bile savunmasız hale geldiğini göstermektedir.

Ekonomik güven duygusunun yüzde 80 oranında kaybolmuş olması tesadüf değildir; insanlar fiyatların düşeceğine değil, daha da artacağına inanmaktadır.

Mesele iktisadi adalettir

Bu tablo bize şunu söylüyor: Türkiye’de mesele sadece ekonomi politikası değildir; bu açıkça bir iktisadi adalet meselesidir.

Üretimi, emeği, geliri ve fiyatları birlikte düşünmeyen hiçbir yaklaşım toplumsal huzur üretemez. Rakamları düzeltip insanı kaybeden bir ekonomi sürdürülebilir değildir.

SİİRT PUSULA HABERSİİRT PUSULA HABER

YORUMLAR