Sınırları Aşan Bir Gönüllülük : Kapsayıcılık
Bazı yolculuklar insana yalnızca yeni yerler değil, yeni bakış açıları da kazandırır.
25-28 Eylül tarihleri arasında Mersin'in Silifke ilçesinde gerçekleştirilen Kızılay Engelsiz Uluslararası Kapsayıcı Gönüllülük Kampı, benim için böyle bir yolculuk oldu.
Farklı şehirlerden gelen gönüllülerin yanı sıra Kanada Kızılhaçı, Tanzanya Kızılhaçı ve Filistin Kızılayı temsilcilerinin de katıldığı kampta, farklı ülkelerde engellilik alanında yürütülen çalışmalar ve tecrübeler paylaşıldı. Farklı coğrafyaların farklı şartlarına rağmen ortak bir gerçeği gördük: Engellilik, sınırları aşan ortak bir insanlık meselesidir.
Ancak bu kampı yalnızca dört günlük bir program olarak değerlendirmek eksik olur.
Bugün böyle uluslararası bir organizasyonu gerçekleştirebilen Kızılay Engelsiz teşkilatının arkasında yaklaşık bir buçuk yıllık yoğun bir emek var. Bu süreçte 30 şubeden 140 şubeye ulaşan büyük bir gönüllü ailesi oluşturuldu. Her ay düzenlenen eğitim ve seminerler, yine her ay gerçekleştirilen çevrim içi buluşmalar sayesinde farklı şehirlerdeki gönüllüler birbirleriyle iletişim kurdu, öğrendi ve birlikte üretmeye devam etti.
Silifke'deki kamp, aslında bu emeğin ortaya çıkardığı tablonun bir yansımasıydı.
Kampın ikinci gününde gerçekleştirilen eş zamanlı çalışmalarda bir kez daha gördük ki kapsayıcılık yalnızca konuşulacak bir kavram değildir.
Kapsayıcılık; herkesin eğitimden sosyal hayata, gönüllülükten çalışma hayatına kadar yaşamın her alanında kendisine yer bulabilmesidir.
Gönüllülük de yalnızca bir başkasına yardım etmek değildir. Bazen dinlemek, bazen öğrenmek, bazen farklılıklarımızı anlamak ve en önemlisi birlikte üretmektir.
Silifke'den dönerken aklımda tek bir düşünce vardı:
Bizi büyüten yalnızca sayılar değil, aynı ideale inanan insanların emeğidir.
30 şubeden 140 şubeye uzanan bu yolculuk ve farklı ülkeleri aynı amaç etrafında buluşturan bu kamp, gönüllülüğün sınır tanımadığını bir kez daha gösterdi.
Çünkü kapsayıcılık, birilerini hayatımıza sonradan dahil etmek değil; hayatı en başından beri hep birlikte kurmaktır.
Gönüllülük ise “ben”den “biz”e uzanan en güzel yolculuktur.













