Dilimiz Zikrinle Islansın Ya Rab!
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
Bismillahirrahmanirrahim
“Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin! O’nu sabah akşam aralıksız tesbih edin!” (Ahzâb, 41-42)
Rasûlullah (sav) Efendimiz buyurdular:
“Allah’ı unutarak lüzumsuz konuşmalara dalmayın. Çünkü Allah’ı unutarak çokça konuşmak kalbi katılaştırır. Allah’tan en uzak olan kimse ise kalbi katı olandır.” (Tirmizî, Zühd, 62/2411. Muvatta’, Kelâm, 8)
Abdullah bin Büsr (ra) anlatıyor:
İki bedevî, soru sormak üzere Rasûlullah (sav) Efendimiz’e geldi. Birisi:
“–Ey Allah’ın Rasûlü! İnsanların hangisi daha hayırlıdır?” diye sordu.
Allah Rasûlü (sav):
“–Ömrü uzun, ameli de sâlih olandır” buyurdu.
Diğeri de:
“–Ey Allah’ın Rasûlü! İslâm’ın hükümleri çoğaldı, bana öyle bir amel söyle ki, ona sıkıca yapışayım” dedi.
Rasûlullah (sav) ona da:
“–Dilin dâimâ Allah’ın zikriyle ıslak olsun!” buyurdu. (Ahmed, IV, 188; Tirmizî, Deavât, 4/3375)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Muktedir: Tam bir kudret sahibi olup hiçbir konuda zerre kadar zorlanmayacak şekilde gücü yeten demektir.
Kısa Günün Kârı
Dost olacak vasıflarla Cenâb-ı Hak bizi müzeyyen kılıyor. Nefsânî arzuları bertaraf edeceğiz. Gerçek dost, dostu hiçbir zaman unutmaz. Onun için Cenâb-ı Hak, çok çok zikir istiyor bizden. Unutmayacağız. Yani dilden kalbe inecek bu zikir. Kalbe indiği zaman, fiile geçmiş olacak bu zikir. Tatbikâta geçmiş olacak.




















